Bebek ve Çocuk

Kendinizi ve Ailenizi Koronavirüsün Psikolojik Etkilerinden Nasıl Korumalısınız?

Kendinizi ve Ailenizi Koronavirüsün Psikolojik Etkilerinden Nasıl Korumalısınız?

Koronavirüs (covid-19) salgını yalnızca fizyolojik değil, psikolojik olarak da toplumu etkiliyor. Evlere kapandığımız şu günlerde, kaygı bozukluğu ve depresyon gibi psikolojik hastalıklar tetiklenebiliyor. Peki, kendinizi ve ailenizi koronavirüsün psikolojik etkilerinden korumak için neler yapmalısınız? İşte psikologlardan öneriler…

Koronavirüsün Psikolojik Etkilerinden Nasıl Korunmalıyız?

Çin’in Hubei eyaletinin Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya sıçrayan covid-19, herkesin teyakkuza geçmesine neden oldu. Virüse yakalanmamak için en önemli adımların sosyal izolasyon ve hijyen olduğu şu günlerde, fiziksel korumanın yanında ruh sağlığımızı da korumamız gerekiyor. Zira, günlük yaşam rutinimizin değişmesi ve evde kaldığımız sürenin artması, psikolojik olarak hepimizi zorluyor. Peki, psikologlar neler öneriyor?

Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi olarak nitelendirdiği yeni tip koronavirüs (covid-19), özellikle kaygıya meyilli kişileri daha fazla etkiliyor. Aslında kaygının sebebini ise belirsizlik oluşturuyor. Hastalığın henüz bir tedavisinin olmaması veya salgının ne zaman kontrol altına alınacağının henüz kestirilememesi, kişilerde kaygı bozukluğunu tetikliyor. Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerin de sadece yaşanan olumsuzluklara odaklandığı biliniyor.

Unicef’in hazırladığı koronavirüs testinden 10/10 yapabilecek misin?

Kendinizi ve Ailenizi Koronavirüsün Psikolojik Etkilerinden Nasıl Korumalısınız?

Koronavirüs salgınının sebep olacağı düşünülen bir diğer psikolojik problem de depresyon… Bu süreçte kendimizi evde izole etmemiz, bir süre sonra depresif bir ruh haline bürünmemize neden olabiliyor. Özellikle dışarıda kendimizi mutlu ve huzurlu hissedeceğimiz aktivitelerden mahrum kalmak, depresyonu daha da tetikleyebiliyor. Büründüğümüz depresif ruh hali, bir süre sonra bizi yaptıklarımızdan keyif almayan kişiler haline getirebiliyor.

Uzun vadede ise halk arasında takıntı olarak bilinen obsesif kompulsif bozukluğun oluşabileceği belirtiliyor. Peki, evlere kapandığımız şu günlerde, koronavirüsün psikolojik etkilerinden korunmak için neler yapmalıyız? İşte öneriler…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR ᐳ
Hakan Akkaya Taşıyıcı Anne İle Baba Olacak!

Ruh Sağlığımızı Korumak İçin Ne Yapmalıyız?

  • Panikle hareket etmemeliyiz, bunun yerine uzmanların önerdiği korunma yöntemlerini uygulayarak bilinçli bir şekilde hastalığa karşı önlem almalıyız.
  • En başta şunu bilmemiz gerekir; bağışıklık sistemimiz ve stres arasında bir bağ bulunur. Stres seviyemizin artması ile bağışıklık sistemimiz zayıflamaya başlar. Yoğun ve uzun zamanlı stres ise bağışıklık sistemimizin tamamen çökmesine neden olabilir ki bu durum, aslında virüsün bize bulaştıktan sonra kolayca vücudumuzda yayılmasına neden olur.
  • Psikolojik dayanıklılığımızı arttırmanın ve ruh sağlığımızı korumanın en önemli adımlarından biri de sağlıklı beslenmektir. Evde geçirilen süre boyunca beslenmemize dikkat etmemiz, vitamin ve minerallerden zengin sebze ve meyveler tüketmemiz, vücuda hiçbir faydası olmayan abur cubur tarzı paketli gıdalardan olabildiğince uzak durmamız gerekir.
  • Bağışıklık sistemimizin güçlü olmasının bir diğer anahtarı da kaliteli uykudur. Sürekli evde olmak, her ne kadar uyku düzenimizin bozulmasına sebep olabilse de bu süreçte belli bir yatma kalkma saati belirlemeli ve o saatlere uymalıyız.
  • Özellikle sosyal medyadaki bilgi kirliliğinden uzak durmalı, yalnızca konunun uzmanı olan kişilerden bilgi almalıyız. Aksi durumda, sosyal medyada yayılan yalan haberler kaygı seviyenizi arttıracak, hastalıkla ilgili yapılan olumsuz konuşmalar kaygı bozukluğu gibi durumlara sebep olacaktır.
  • Zihnimizin uzun süre boş kalmamasına dikkat edelim. Unutmayın ki boş bir zihin, kaygının en sevdiği yerdir. Evde geçirdiğimiz süreyi lehimize çevirip, üretken olmaya odaklanalım. Örneğin uzun süredir izleyemediğimiz filmi izleyelim, kitap koleksiyonumuza yenilerini ekleyelim, yeni tarifler deneyelim, cevabını bilmediğimiz soruların cevabını araştıralım veya uzun süredir ertelediğimiz temizlik işlerini aradan çıkartalım.
  • Ekonomik krizlerin, salgın hastalıkların veya travmaların aslında hayatın bir parçası olduğunu kabul edelim. Panik yapmayalım, bilinçli bir şekilde kendimizi ve ailemizi evde izole ederken, birlikte keyif aldığımız aktivitelere odaklanalım. Bu süreçte günlük nefes egzersizleri de stres düzeyimizi kontrol altına almamıza yardımcı olacaktır.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR ᐳ
Metaplazi Nedir?

Koronavirüs anne sütüne bulaşıyor mu? Doç. Dr. Nilüfer Tuğut yanıtladı!

Kendinizi ve Ailenizi Koronavirüsün Psikolojik Etkilerinden Nasıl Korumalısınız?

Çocuğunuz Kaygınızı Hissediyor

Bebekler ve çocuklar, neler olup bittiğini anlayamasa da ebeveynlerinin endişesini her zaman hissederler. Peki, bu süreçte bebekli/çocuklu aileler nelere dikkat etmeli?

  • Çocuğunuz, siz her ne kadar fark etmeseniz de her hareketinizi dikkatle gözlemliyor, yaptıklarınızdan bir anlam çıkarmaya çalışıyor. Dolayısıyla bu süreçte kendinizi kontrol etmeye, özellikle haberler karşısında tepkilerinizi daha ölçülü vermeye dikkat edin.
  • Bilgileri en güvenilir kaynaklardan alın. Çocuğunuzu koronavirüsle ilgili uygun bir dil kullanarak bilgilendirin. Ancak haberleri çocuğunuz yanınızdayken izlemeyin.
  • Bebeklerin ve küçük çocukların rutinini olabildiğince koruyun, medyadan (tv, internet) uzak tutun.
  • Virüsü tanıtın ve alması gereken önlemleri basit bir dille anlatın. Örneğin, koronavirüsün hastalık yapan bir virüs çeşiti olduğunu ama bu virüsün sebze, meyve, su ve sabundan hoşlanmadığını söyleyin. Ondan korunmak için de ellerimizi düzenli olarak yıkamamız gerektiğini belirtin. Hatta ellerinizi yıkarken en sevdiği şarkıyı birlikte söylemeye başlayın ve şarkı bitene kadar ellerinizi sabunla yıkayın. Böylece el hijyeni maksimum seviyede olacaktır.
  • Bu süreçte çocuğunuzla aranızdaki duygusal teması daha da arttırın. Onunla sohbet edin, bol bol oyun oynayın, birlikte başka aktiviteler üretin. Anne ve babası tarafından sevildiğini, korunduğunu hisseden çocuklar, kaygı ve panikten uzaklaşarak duygularını stabil tutabilirler.
  • Zihnimizin boş olması, çok daha kolay kaygıya kapılmamıza neden olur. Bu durum çocuklar için de geçerlidir. Bu nedenle işlevsel meşguliyetler yaratarak çocuğunuzun kaygıya kapılmasına engel olun.
  • Çocuğunuzun hareketlerinin günlük hayatı olumsuz etkileyecek şekilde değiştiğini fark ettiyseniz ve bu durum giderek artıyorsa, uzman bir pedagog ile görüşün.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu